yolculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yolculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

266

Kısacık film kaçışım bu haftalık sona erdi.. Şimdi yine bir kitapla ve müzikle dönüş vakti..



Boris Vian'ın Sıradan Kişiler İçin Peri Masalı adlı kitabının açılış cümlesi:

"Birinci Bölüm bana ait değildir." -Yazar-

:)

58

Ve yeniden yollardayım.. Bu kez İstanbul yetmedi.. Çok azdı günlerim.. Ama bundan sonra en azından ayda bir gelebilmek için bir şeyler yapmalıyım.. Her ay sadece bir haftasonu bile gelsem şimdilik yeter.. Öncelikle cafeyi bensiz işler hale getirmem gerekiyor..

İstanbula giderken olduğu gibi yorgun değilim.. O yüzden yolculuğuma bu kez uyku değil müzik ve Kafka'nın Dönüşüm'ü eşlik ediyor ve keyif..

İki gündür aslında hiç dinlenmeden gezip de bu derece dinlenmiş olarak eve dönmek de ilginç.. Ama işte İstanbul.. Seviyorum.. Ne diyebilirim ki..

Dönüşüm demişken.. her kitabın açılış cümlesi ayrıca ilgimi çekiyor.. Filmlerin açılış sahneleri gibi.. ekranda ilk gördüğümüz görüntünün önemi gibi, edebiyatta da ilk cümle ayrıca önemli geliyor bana..

Madem Ocak ayı kitabım "Dönüşüm" oldu.. Hemen açılış cümlesini de not edeyim:
"Gregor Samsa bunaltıcı rüyalardan uyandığı bir sabah, yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş olarak buldu kendini."

Dönüşüm'ü hemen her yayınevi bastı aslında.. Benim şu an okuduğum Altıkırkbeş yayınlarına ait.

48

son dört yılını ayda en az iki yolculukla geçiren bir kadın olarak, 2014'te birden yolculuklarım kesildiğinden beri, kendimi hep eksik hissediyorum.. umarım 2015 bana, eski halime geri dönüp yeniden yolculuk yapma fırsatı sunar.. çünkü yolculuklar ki benim en sağlam dostlarım.. otobüs pencereleri ki bana kendimle hesaplaşma fırsatı sunan ayırıcılar.. bir çantaya sığmak ki özgürlüğüm..

en son eylül ayında bir Çeşme yolculuğu yapmıştım.. bu kadar uzak kalınca yolculuklardan çanta hazırlamayı da unutuyor insan.. ama unutmayacağım şeyler daima belli: yeni keşfettiğim şarkılar eklenmiş hali ile ipodum ve kitabım..

sabah 5'te kalkıp çantamı hazırladım ve 7 gibi evden çıktım.. ipodum hazırdı dün geceden.. okumak için Kafka'nın Dönüşüm'ü ve Tabutmag dergisini almıştım.. ama otobüs hareket eder etmez anında uykuya daldım.. yorgunluk bu olsa gerek gerçekten.. aylar sonra heyecanla yolculuğa çıktım ama uykuda geçti tüm yol.. hatta feribota bindiğimizde martı çığlıklarından uyandım ama otobüsten inip de çok sevdiğim martıları izlemek ve fotoğraf çekmek bile uykudan daha önemsiz geldi o an.. uykuya devam ettim.. Gebze'de otobüs feribottan inerken sisli denizi görünce kendime kızsam da (üşenmeyip inseydim keşke diye) uyku kızgınlığımı bile yaşamama fırsat vermeden yine ele geçirdi beni..

bir yolculuk da böyle olsun madem.. yorgunluğumu atıp döneceğim ve enerji depolayacağım bir İstanbul turu olur umarım..