-neye bakıyorsun ki sen?
+güneşe.
-güneş işte, ne göreceksin ki?
+saadet'cim, senin hiç hayal gücün yok mu?
-senlen evlenmeden önce vardı fikri'cim. ama sonra hayal gücümün yerini dayanma gücü aldı, düşlerimin yerine de irademi koydum.
+yani hayal gücün zayıf, ama iraden güçlü öyle mi?
-heh, çok şükür ki türkçen fena değil.
+bence senin iraden güçlü değil saadet, tutkuların zayıf.”
Güneşin Oğlu - Onur Ünlü
Onur Ünlü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Onur Ünlü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12
Mehmet, elinde beş tane dergi ile gelince hepimiz heyecanla dergilere sarıldık.. Telgraf, Yalnızlar Mektebi, Peyniraltı Edebiyatı ve Tabutmag ile yeni tanışan mutlu insanlara dönüştük cafede :)
Yeni tanıştığım bu dergilerden ilk olarak gözlerimi kapatıp rastgele bir sayfa açıyorum ve o sayfada ilk dikkatimi çeken kısacık alıntıları not ediyorum..
tabutmag 4.sayı : Abidin Dino'nun ölümünden bir gün önce yazdığı "Ölüm mü? Ne buluş" adlı şiiri ile açmışlar dergiyi..
"uyku dibinden tırman bakalım.
kuyu ben'im, tırmanan, ben."
peyniraltı edebiyatı 20.sayı :
“Çaba sarf etmek suçtur, çünkü her eylemle bir düş ölür.”
“Çaba sarf etmek suçtur, çünkü her eylemle bir düş ölür.”
Peyniraltı Edebiyatı huzursuzlukla sunar: Fernando Pessoa.
"zaman akar, zaman geçer
zaman zindanın içinde."
- Enver Gökçe -
telgraf 2.sayı :
"Çay haysiyetli bir içecektir."
- Onur Ünlü -
telgraf 3.sayı :
"Gölgeye girenin gölgesi olmaz!"
- Neşet Ertaş -







