açılış cümlesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
açılış cümlesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

749

"7.Oda Okuma Kulübü" 20.kitap olarak ‪John Steinbeck‬’in kaleme aldığı ‘zenginliğin ve paranın getirdiği kötülük ve felaketler’i konu alan ‪‎İnci ‬romanını okuyor. 

Kitabı değerlendirmek üzere 14 Aralık 2015 Pazartesi saat 19:00’da ‪‎Cafe 7.Oda‬’da buluşuyoruz..

İnci'nin açılış cümlesi: "Kasabada dev incinin öyküsünü anlatıp dururlar; ilk nasıl bulunduğunu, sonra nasıl yeniden kaybedildiğini."



629

"7.Oda Okuma Kulübü" bu kez psikanaliz alanında bir kitap inceliyor. 17.Kitabımız Adam Phillips'in "Kaçırdıklarımız" adlı eseri. 

Bölümler halinde değerlendirilecek olan kitabın ilk toplantısında "Hüsran Üzerine" ve "Kavrayamama Üzerine" bölümleri ele alındı.

Hemen iki bölümün de açılış cümlelerini not edeyim..

Hüsran Üzerine
TRAGEDYALAR istediklerini elde edemeyen insanların hikayeleridir ama istediklerini elde edemeyen insanlarla ilgili her hikaye trajik bir görünüm taşımaz.

Kavrayamama Üzerine
KİMSE BİR ŞEYİ - yapılan espriyi, ne dendiğini, neler döndüğünü kavrayamayan kişi olmak istemez.



430


Kelimeler kumlara karışır.. 
Denizin tuzu sandığın lekesi olur.. 
13 harika öykü akar gözlerimden içeri..


Açılış cümleleriyle birlikte öyküler:

1. Ortadan Yarısından
Bornova'nın yüksek mahallelerinden Tenekciler'de, şurup gibi bir eylül sabahında, nereden geldiği belli olmayan kötü bir koku hissedilecekti.


2. Tacettin
İki tane adamdan bozma hıyarto, jüt olmuş Titiz Tacettin'in devede gider gibi sallana sallana geldiğini görünce, Tacettin'i çaparıza getirip cüzdanını çarpmaya kalktılar.


3. Elif'in E'si
Diyelim ki gece.


4. Engereğin Oğlu
Bir ev, köyün en sessiz evi.


5. Kadın Sesleri
Bayan B ter içinde uyandı.


6. Oğul
Her şey o akşam oldu.


7. Sarhoştuk Yıldızların Altında
Anason bulutu, bahçeli meyhanede her masaya uğrayıp bir bir anı toplarken bir Kemal yudumlamış, bir Muhsin.


8. Sarı
Cenaze evine daha önce hiç gitmemenin deneyimsizliğinden, biraz da ölüm kokusunun korkusundan olacak, uygunsuz kaçıp kaçmayacağını düşünmeden kucak dolusu güller aldım.


9. Yülerzik
Yülerziği bulmak istiyorsan ilk bakacağın yer ceviz ağaçlarının gölgesi olmalı.


10. Aşkar
Közlenmiş odun kokusu, ortalıkta uçuşan isin uyuklatıcı rehaveti içeri yayılmaya başlamışken, Canan üstünde ne varsa çıkarıp banyonun en soğuk, en kuru yerine silkeleyip attı.


11. Selametle Kalın Hanımefendi
Tatlıcı Sokağı, öyle dar bir sokaktır ki ancak kedilerle çocuklar sığabilir.


12. Küllük
Yirmi yedi yaşına gelinceye değin, bir kez olsun adalet kavramını tartışmamış bir adamın, dev bir gökdelenin kapısına vardığında, kendisi ile gökdelen arasındaki yükseklik farkını adaletsizlik olarak algıladığını düşünürseniz, ona, bundan sonraki yaşamında hiçbir başarı şansı tanımazsınız.


13. Kışlangıç
Bugün, gayet iyi anladım; Kışangıç'ı hiçbir zaman yazamayacağım.

266

Kısacık film kaçışım bu haftalık sona erdi.. Şimdi yine bir kitapla ve müzikle dönüş vakti..



Boris Vian'ın Sıradan Kişiler İçin Peri Masalı adlı kitabının açılış cümlesi:

"Birinci Bölüm bana ait değildir." -Yazar-

:)

205


"Evimiz o zamanlar kocaman bir yokluktu." cümlesi ile başlayan, anne-baba ve doğanın gerçeklik duygusuyla beliriverdiği öykülerden oluşan "Avcısını Taşıyan Ceylan" idi "7.Oda Okuma Kulübü"nün okuduğu 7.kitap..  

Ve kitabı yazarı ile değerlendirmek üzere 20 Mart akşamı Erkan Aslan'ı misafir ettik cafemizde.. 

Kapak tasarımına ve adına görür görmez hayran kaldım kitabın söyleşisinden kendime karaladığım birkaç not:

** İnsan yalnızken daha gürültülü oluyor. 
** Erkan Aslan'ın üniversitede tez konusu: 'Kafka'da Korku ve Baba" imiş. Okumak isterdim doğrusu. 
** Kitabını yazarken ilk önce ilk cümleyi yazmış pek yazarın aksine. İlk cümle çok önemli evet diyor ve bazen öyküyü yazdıran şey zaten ilk cümle oluyormuş.
** Yazının kendi bilinci var. Her şey yazmadan önce planlanmıyor veya yazarken nelerin ortaya çıkacağı kestirilemiyor. Örneğin rüyada bir şeylerin açığa çıkması gibi..
** İlk sakatlık aileden geliyor. 


78


Yılbaşı armağanlarımı açmaya devam ediyorum.. Böyle zamana yaya yaya açmak çok keyifli oluyor.. Hem her armağanın daha iyi hakkını verebilecek vaktim oluyor hem de insanın ihtiyacı olduğunda açabileceği hediye paketleri olması çok güzel bir his..

Mügecim, İstanbula gittiğinde Robinson Crusoe 389 kitabevini gezerken bana da bir şey almadan çıkmamış.. Rudolf Arnheim'in 1930'lu yıllardaki yazılarından oluşan "Sanat Olarak Sinema" adlı kaynak kitabı.. O yılları ve sinemanın erken dönemindeki gramerini okumak keyifli olacak..

Kitabın açılış cümlesini de not edelim:
"Bir kitap on beş yaşında hala hayattaysa, artık eski değildir."
Sağlam bir ifade.. Açılış paragrafı şöyle devam ediyor: "Zamanda yerini bulmuştur, fakat zamanın aşındırıcı etkisinden artık zarar görmüyordur. İyi ya da kötü, olduğu gibi durmaktadır."

58

Ve yeniden yollardayım.. Bu kez İstanbul yetmedi.. Çok azdı günlerim.. Ama bundan sonra en azından ayda bir gelebilmek için bir şeyler yapmalıyım.. Her ay sadece bir haftasonu bile gelsem şimdilik yeter.. Öncelikle cafeyi bensiz işler hale getirmem gerekiyor..

İstanbula giderken olduğu gibi yorgun değilim.. O yüzden yolculuğuma bu kez uyku değil müzik ve Kafka'nın Dönüşüm'ü eşlik ediyor ve keyif..

İki gündür aslında hiç dinlenmeden gezip de bu derece dinlenmiş olarak eve dönmek de ilginç.. Ama işte İstanbul.. Seviyorum.. Ne diyebilirim ki..

Dönüşüm demişken.. her kitabın açılış cümlesi ayrıca ilgimi çekiyor.. Filmlerin açılış sahneleri gibi.. ekranda ilk gördüğümüz görüntünün önemi gibi, edebiyatta da ilk cümle ayrıca önemli geliyor bana..

Madem Ocak ayı kitabım "Dönüşüm" oldu.. Hemen açılış cümlesini de not edeyim:
"Gregor Samsa bunaltıcı rüyalardan uyandığı bir sabah, yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş olarak buldu kendini."

Dönüşüm'ü hemen her yayınevi bastı aslında.. Benim şu an okuduğum Altıkırkbeş yayınlarına ait.

26


"7.Oda Okuma Kulübü" bu akşam 3.kitap olarak seçip okuduğumuz Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ını değerlendirdi.. Okuma kulübünü kurmamız ne kadar iyi oldu.. Herkes, okuduğu kitabın, kitaptaki karakterlerin aklına takılan yerlerini, sevdiği yerlerini, eleştirdiği yerlerini paylaşabiliyor, değerlendirebiliyor, sorabiliyor.. Böylece çok daha derin ve nitelikli okuyucu olabilmek yolunda da ilerleniyor.. Gruba önderlik eden Tuba hocamız da sağolsun bizim için notlar düzenliyor ve bizleri biraz daha edebiyatın içine çekiyor..

Aylak Adam'ın çok sevdiğim açılış cümlesini yazmadan olmaz..

"Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. İçimdeki sıkıntı eridi."