65

Bugün dergi ve kitap okumak yerine Burak'ın "kültür sanat" maili ile geçirdim tüm vaktimi.. Özellikle de okumayı en çok sevdiğim vakit olan gecemi.. Cafe boşaldı.. Çayımı aldım.. Gönderdiği şarkıları açtım.. Ve son zamanlarda onun oltasına takılan, incelediği, ilgisini çeken kitaplara göz attım..

Hemen her konuda 'paylaşıma' fazlasıyla yabancı olan Burak'ın bu paylaşımının anlamı da fazlasıyla büyük haliyle :)

Gelelim onun oltasına takılanlardan benim oltama ilk takılana.. Rıdvan Gecü'nün "Sünepe" kitabı hemen alınacak kitaplar listeme girdi.. 

Sünepe, kurgulanmış mekanikliğe bir tepki romanı. Bir yalnızlık yolculuğunun, tutunamayışın felsefi izahı. Genç bir öğrencinin otobüslerde sürekli koltuklardan kaldırılmasıyla, teyzelere yer vermeye zorlanmasıyla başlar hikâye. “Kendi” olma isteğine müdahale iyice bunaltır kahramanı, yaşanan aksilikler de üzerine gelince içindeki mesafe artar kalabalıklarla. “Arka kapıdayım, otobüs durağa geliyor, bütün kapılar açılıyor, benimki açılmıyor, şoföre, ‘arka kapıı!’ diye bağıramıyorum, sesim çıkmıyor, yine terliyorum, geriliyorum, lanet ediyorum otobüse bindiğim için, lanet ediyorum böyle bir insan olduğum için, başka inecek yoksa o kapıdan, kimse de bağırmıyor benim yerime. Bir sonraki durağa kadar gidiyorum öyle. Adım iniyor bir öncekinde, bir bu kalıyor benden geriye: Sünepe.”

0 yorum:

Yorum Gönderme