yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

51

yemek yemek gerçek bir keyif şu hayatta.. istediğimi istediğim ölçüde yiyip, yine de zayıf kalmak da vücudumun ruhuma armağanı :)

Bağdat Caddesinde kaliteli bir et restoranı arıyorsanız hiç düşünmeden Köşebaşı'na gidebilirsiniz.. bugüne kadar orada yediğim her şeyi fazlasıyla beğendim.. ama bu akşam hayatımda ilk defa "küşleme" yedim!! daha önce neden hiç küşleme yemediğime hayıflanıyorum.. çok lezizdi!

ve şimdi de bunca yemeğin üstüne uzuuuun bir yürüyüş gerekli.. Bağdat caddesinde yürümeyi seviyorum.. saat kaç olursa olsun kimsenin kimseyi rahatsız etmediği, laf atmadığı keyifli bir yürüyüş alanı.. ve epey de uzun hani cadde.. yanınızda sohbet etmekten keyif aldığınız biri de var ise daha da güzelleşiyor hayat.. yürüyüş iyidir..

49

hep kültür sanat notları olmaz ki, bazen yiyeceklerden, giyeceklerden mekanlardan da bahsetmeli..

Ataşehir'de otobüsten inince Palladium'a geçtim ve ortak ile buluştuk.. sanırım ilk defa bu kadar uzun zaman görüşmemiştik.. tam 5 ay.. hemen eskisi gibi kıymalı kol böreği, domates söğüş, sucuklu yumurta ve ayrandan oluşan klasik kahvaltımızı etmek üzere Saray'ın yolunu tuttuk.. ve neredeyse hiç susmadan yemeye çalıştık.. öyle ya konuşacak ne çok şey birikmişti.. cafenin durumundan, çıkarttığımız aşçının gerçek yüzüne, Rusyada başlayan ekonomik krizden piyasalara, yeni atölyelerden, arkadaşlardan, dostlara..

İnsan aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, sanki hiçbir şey değişmemiş gibi, hatta hiç zaman geçmemiş de daha dün de aynı şeyleri yapmış gibi bir hisle hareket edebiliyor.. Ayaklar bile kendi yolunu buluyor.. Saray'dan kalktıktan sonra her zamanki gibi D&R'in yolunu tuttuk.. Ortak uzun uzun dvdleri inceledi bense uzun uzun sinema kitaplarını inceledim.. Hoş bir not kağıdı ve bir kalem aldık bana, ona da bir sürü film..

29

madem cafeyi erken kapatmıştık.. madem artık elektrikler gelmişti ama bu saatten sonra cafeyi yeniden açmanın bir manası yoktu.. o halde bir cumartesi gecesi nasıl geçirilir.. tabii ki cipsleri ve çikolataları kapıp film keyfi yaparak.. Öykü, Memo ve ben.. fotoğrafta görünen her şeyi yiyeceğiz.. çünkü filmimiz uzun.. Boyhood.. ve sağlıksız olan her şey çok lezzetli :)



28


boşuna dememişler "yeni yıla nasıl girersen öyle geçer" diye.. ben yeni yıla uedaşa küfrederek girmiştim.. küfrederek geçirmeye devam ediyorum yılı.. ama bu akşam artık zirve yaptı.. hangi devirde yaşıyoruz? 4.5 saat kesinti mi olur?

** bu akşam Nurkan Kahraman'ın 'Londra'dan Yüzler' sergisinin açılışı olacaktı.. iptal ettik, yarın akşama erteledik.
** sergi açılışından önce Whiplash gösterimi olacaktı.. iptal ettik, haftaya izleyeceğiz.
** elektrik olmadığında kombiler çalışmadığı için ve hava da fazlasıyla soğuk olduğu için iç mekanlar yarım saat içinde rüzgarsız dış mekan statüsüne kavuşuyor! donuyoruz resmen.
** zırt pırt kesilen elektrikler yüzünden hangi elektrikli alet bozulacak diye bekliyoruz..

cafeyi erken kapattık ve evde üşümeyelim diye Öykü ile Korupark Avm'ye gittik.. yemek yiyip alışveriş yaptık.. Tavuk Dünyası gerçekten tavukta bir numara.. Öykü'nün favorisi: dağ kekikli tavuk, benim favorim: barbekü soslu tavuk. OYSHO'da (ki en sevdiğim mağazalardan biridir) % 50 indirim vardı kaçırmadık :) ve en son da D&R'e girip kitap ve dergileri inceledik, Psikeart'ın yeni sayısını aldık ama 'İntihar' teması hiç iç açıcı değildi, ambalajını bile açmadan cafeye getirdik..