82



12 Şubat 2015'te İstanbul'dan yolculuğuna başlayacak olan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali için Alkan Avcıoğlu'ndan 20 Öneri: Kalbiniz Yerindeyse Bu 20 Filmi Kaçırmayın :)

(30 Ocak 2015 - BirGün)



42 ülke­den 115 filmin göster­ileceği 14. !f İstan­bu­l­U­lus­lararası Bağımsız Film­ler Fes­ti­vali’nin bilet­leri bugün satışa çıkıyor. Kalbiniz y­erindeyse, aşağıdaki 20 filmi kaçırmayın.

Olağanüstü bir görsel dille ve de adeta bir Saul Leiter fotoğrafının gücü ve dinginliğiyle tar­i­hten bir kesit sunan film, bellek­lerde uzun süre yer ede­cek kadar etk­i­leyici. 



2000’lerin en yetenekli yönet­men­lerinden biri olan Sergei Loznitsa’nın Ukrayna de­vri­m­ini an­la­tan belge­seli sadece fes­ti­valin değil yılın en önemli film­lerinden biri.

Amerikalı eleştir­men­lerin büyük beğenisini kazanan film, taze ve ezber bozan mizahıyla ışıldıyor. Justin Simien’in yönettiği ‘Sevgili Beyaz Irk’, ırkçılığa ve poli­tik doğru­culuğa dair adeta bir anti klişe timi görevi üstleniyor.

Derek Jar­man’ın pek az insanın görme şansına eriştiği, 1984 tar­ihli gece kulübü filmi ‘Ben­imle Dans Eder Misin?’ bu seneki pro­gramın zirvelerinden biri.

Sun­dance Film Fes­ti­vali’nden ayağının tozuyla !F’e gelen film, Kanadalı yönet­men Guy Maddin’in son harikası. Ses­siz film­lere saygı duruşunda bu­lu­nan ‘Yasaklı Oda’ pro­gramın kaçırılma­ması gereken film­lerinden.



Cannes’da göster­ildiğinden bu yana diller­den düşmeyen film­ler­den biri ‘Ka­bile’. Bu seneki fes­ti­valin eşsiz sinema deney­im­lerinden birine hazır olun.

Yakın dönem sinema tar­i­hinin en önemli belge­sel­lerinden biri olan ‘Öldürme Eylemi’nin bir nevi tamam­layıcısı sayıla­bile­cek ‘Ses­si­zliğin Bakışı’ şüph­e­siz ki sıkı fes­ti­val takipçilerinin pro­gramda en mer­akla bek­lediği film.

Biraz fazla fiyakalı ve ken­dini beğenmiş dere­cede stilize olsa da Stu­art Mur­doch’ın filmi, Belle & Se­bas­t­ian grubunun hayran­ları için kaçırılma­ması gereken bir müzikal.

Ramin Bahrani günümüz Amerikan sine­masının en kıymetli yönet­men­lerinden biri. ‘99 Ev’ “Amerikan Rüyası”nın foyasını mey­dana çıkaran neo-re­al­ist fil­mo­grafisinin son halkası.

Eğer fes­ti­valde sadece bir filme gide­cek­s­eniz ‘Gece­ciler’i ter­cih edin. Eğer fes­ti­valde sadece iki filme gide­cek­s­eniz ‘Gece­ciler’i bir daha iz­leyin. “Günümüzün Gazap Üzümleri” olarak nam salan bu belge­seli kaçırmak büyük hata olur.

Toronto Film Fes­ti­vali’nin Gece­yarısı Çılgınlığı bölümünün şampiy­onu ‘Aylak Vam­pir­ler’in yılın en çılgın kome­disi olduğu ku­lak­tan kulağa yayılıyor.



Ira Sachs’ın gerçekçi, etk­i­leyici ve yürek parçalayan filmi bu seneki fes­ti­valin iz­leyici fa­vo­rilerinden birine dönüşebilir.

Bu toprak­lar­dan kolay kolay çıkmay­a­cak kadar taze bir mizaha sahip ve ken­dini mese­le­sine adamış bir film. Mizah demişken, bu filmin kafası öyle böyle değil. Sa­londa gülmek­ten koltuk­larından düşen kal­a­balık bir iz­leyici ile bir­likte izlen­mesi özel­likle tavsiye ol­unur.

'Yaratık'ın (Alien) un­utul­maz tasarımlarına imza atan sürre­al­ist ressam H.R. Giger'ın hayatına ve yaratıcı evre­nine odak­lanan bu belge­sel, özel­likle sanatçının hayran­ları için kaçırılmaz bir fırsat.

Hazine avcısı bir sine­fils­eniz bu film ilk bilet ala­cak­larınızdan olsun. Alışılmamış dere­cede özgün olan film görsel an­lamda da çok güçlü.

En hit film­lere bilet­lerinizi almak için başkaları kadar can at­mayan­lar­dansanız ve film fes­ti­val­lerinde sabrın en büyük mükafatı ge­tirdiğini biliy­or­sanız, doğru adrese gel­di­niz. Pedro Costa’nın filmine hiç düşünmeden bir bilet alın. 



Sadece hafızalara kazınan müzik kul­lanımı için bile izlen­meyi hak eden film, kendine özgü bir ritim yakala­yarak taviz­siz ve bellek­lere yapışan bir at­mos­fer kur­mayı başarmasıyla da il­giyi hak ediyor.

Sinema tar­i­hinin en ben­z­er­siz yönet­men­lerinden biri olan Sergei Para­janov’un başyapıtı ‘Narın Rengi’ni perd­ede izleme fırsatını kaçırmayı düşünmüyor­sunuz değil mi?

1960’lar ve 1970’ler Yeşilçam’ının Hol­ly­wood’u ayağımıza ge­tiren bir hayli fan­tastik bir yüzünü an­la­tan bu belge­sel, arşiv görüntüleri ve röpor­ta­jlarıyla bu seneki fes­ti­valin en eğlenceli ter­cih­lerinden biri.

Ay­lardır sine­ma­sev­er­lerin kulağına çalınan ve mer­ak­larını kabar­tan Ale­jan­dro González Iñárritu’nun son filmi, Oscar ar­ifesinde kuşkusuz ki fes­ti­valin bu seneki gözdesi.


0 yorum:

Yorum Gönderme