14

ilk kez Burak'tan adını duyduğum ve çok seveceğimi düşünerek okumamı tavsiye ettiği bir yazardı Selçuk Altun.. romanlarının dışında "Kitap İçin" yazdığı notları özellikle seveceğimi düşünmüştü.. haklı da çıktı.. bu sabah Cumhuriyet gazetesinin kitap ekini okumaya devam ettim.. işte şimdi anladım Burak'ın demek istediklerini.. ne kadar güzeldi.. madde numaralı kısa kısa notlar.. okudukları, gördükleri, izlenimleri, düşünceleri.. kısacası benim not defterlerim gibiydi.. öyle ya ben de hep bir sürü deftere yazıyorum buna benzer notlarımı.. hiçbir zaman bir deftere sığamadığımdan hep üç beş defterim olur çantamda.. aslında gün boyu öyle çok şey okur, izler, gözlemler, dinler, çıkarımlardan bulunurum ki, bunların tamamını yazmaya hiçbir zaman yetişemedim.. çok defter bir parça düzensizliği de getiriyor insana.. oysa ki ben özellikle bazı şeylerde düzeni sevdiğim halde, bugüne kadar not defterlerimi düzenlemeyi hiç başaramamıştım..

şu an Selçuk Altun'un madde numaralı notlarına hayranlıkla bakıyorum.. ondan esinlenerek ben de madde numaralı bir sistem mi kursam tek bir not defteri üzerinden.. acaba bu basit ama işlevsel yöntem bende de işe yarar mı? 

denemekle ne kaybederim ki.. ben biraz üzerine düşüneyim.. hazır yeni bir yıla yeni girmişken toparlamam çok da zor olmaz şu dönemde..


elimde keyifle tuttuğum yazıdan hemen bir iki madde yazayım..


3478- Londra'da geçen güz Şehir Müzesi'nde açılan serginin adı: "Sherlock Holmes: The Man Who Never Lived And Will Never Die." ("Sherlock Holmes: Hiç Yaşamayan ve Asla Ölmeyecek Adam")
Şiirsel değil mi?

3492- Aralık yazımda, 3466.maddemde Sezen Aksu için, "Bence o, müziğin Orhan Veli"siydi demiştim. 
Meraklısına ek, "Bence pop müziğin Oktay Rıfat'ı ise Mazhar Alanson"dur.

0 yorum:

Yorum Gönderme